Popüler Yazılar

30 Ocak 2013 Çarşamba
     Debreli Hasan'ın hikayesi... Bir deli debrelinin... Bağrından nice kahramanlar çıkarmış bir şehrin delisi debreli...

     Selanik'in Kayılar kazası Debre köyünde doğar Hasan. Ailesi zengindir. Bir köylü ne kadar zenginse o kadar zengindir. Debre'de büyür, çocukluğu orada geçer, orada oynar, orada sever. Günü gelir, askerlik çağı kapıyı çalar Debre'de Hasan için. Ayrılır evinden.

     Asker ocağı başka geçer Debreli için. Köyünü Debre, memleketini Kayılar, Dünya'yı Selanik bilir o zamana kadar. Herkesi Selanik'li zanneder, herkesi mutlu. Asker ocağında görür, ezilmişliği, asker ocağında tanır açlığı, açıkta kalmayı. Bir zengin, bir fakir olduğunu asker ocağında bilir Debreli. Fakiri orada görür, ''köylü'' aslında ne demektir, Debreli orada bilir.

     Bir gün bir içtima... Debreli hala uyananamış, mahmur... Sıraya geçer, sıranın yarım adım gerisinde. Yüzbaşı gelir. Debreli'nin sırayı bozduğunu gören Yüzbaşı okkalı bir küfür ile beraber sallar tokadı Hasan'a. Tokat değil belki ama, Yüzbaşı'nın küfürü yara açar Debreli'de. Çeker tüfeğini... Vurur Yüzbaşıyı herkesin içinde...

     Debreli tüfeği hala elinde kendine geldiğinde, kışlasından çok uzaktadır. Birşekilde kaçmayı başarmıştır. Yaptığından pişman bir halde düşünür Debreli. Kışlaya dönse ölüm, Debre'ye gitse zulüm... Ne etse çare yok.

     Çakırcalı Mehmet Efe'nin hikayelerini çok dinlemiştir Debreli. Dağlarda, dağlara korku salmış bir eşkiya Çakırcalı. Debreli'de tek çare dağlara sığınmak diye düşünür ve koşar dağlara. Askerde zengin eşkıyalığını, güçlü eşkıyalığını gören Debreli başka bir eşkıyalığın peşine düşer.

     Bir gün bir tüccarın yolunu keser. Silahını dayayıp burnuna, ''paranın bir kısmı benimdir'' der. Korkuyla yanındaki tüm parayı uzatır tüccar. ''Hepsi değil'' deyip avucuna yettiğince alır paraların arasından. Debreli zenginden, tüccardan alır, kendine yeteni harcayıp, kalanı bildiği fakire dağıtır yıllarca.

     Yine birgün elinde öküzünün yuları, arkasında öküzü bir genç görür. Keser önünü gencin.

     ''Duuur''

     Genç korkar, tanımaz Debreli'yi, durur.

     ''Nereye böyle ?''

     ''Ereç'liyim ben... İskeçe pazarına giderim. Öküzümü satacam orada.''

     ''Köylü öküzünü niye satsın ?''

     ''Bir sevdiğim vardır benim, bir de başlığı. Ödeyemem. Tek çare kaldı, İskeçe'de satacam öküzü.''

     ''Kaç paradır senin bu öküzün ?''

     ''Bilmem ben bu işleri, sevdiğimin başlığı 200 paradır. 200 para verene veririm öküzü''

     Debreli'nin gözünün önüne gelir önce çocukluğu, Debre çayları gelir gözünün önüne, Debre dağları. Sonra gençliğini hatırlar, o da sevmiştir. Belki ondan isteyeceklerdi bir başlıkta, yolu düşecekti İskeçe'de pazara.

     Debreli öküzün benimdir diyerek alır yuları elinden gencin. ''Yapma, etme alma onu, alırsan vur benide'' der genç çocuk. Debreli çıkartıp cebinden 400 parayı, uzatır gence. 200'ünü ver kızın babasına, ''200ü ile de düğününü yap.''

     Korku dolu gözleri birden ışıldar gencin; ''Ne büyüksün Debreli, gelirsin sende düğüne.''

    ''Eşkıya'nın işi mi olur düğünde ? Bu dağlara kim sahip çıkar ben gidersem, ya öküzünün yularına sarılmış bir genç daha giderse İskeçe'ye doğru, kim karşılar onu bu yollarda ? Ama hediyesiz de bırakmam, madem gelemiyoruz düğüne sana bir öküz hediye ederim o halde. Al yuları'' der Debreli... Öküzü düğün hediyesi eder gence.

    Debreli Hasan... Bir deli Debreli Hasan


0 yorum: