Popüler Yazılar
-
Debreli Hasan'ın hikayesi... Bir deli debrelinin... Bağrından nice kahramanlar çıkarmış bir şehrin delisi debreli... Selanik...
-
Bazı şarkılar girişleriyle ''Dinle beni'' derler. Bazıları ise ''Bir sonrakine geç'' . Bu şarkı daha ilk ...
-
''Yazarlık, daha yazmayı öğrenmeden başlıyor'' diyor Ece Temelkuran. Benimse bu işte iyi olmadığım kesin. Bunu mütevaz...
31 Ocak 2013 Perşembe
Üzerinde tertemiz, jilet gibi üniformasıyla, bir Osmanlı Subayı.... Mesaisini bitirmiş, kaldığı yere dönüyordu.
Şehir Şam... Vakit akşam...
Birdenbire üzerinde işçi kıyafetleri olan neşe içinde bir grubun ahşap bir binaya girdiğini gördü. İçeriden gelen sesler subayın olduğu yerden dahi duyulabiliyordu. Merak etti bizim subay. O da girdi içeri.
İçeri girdiğinde beraberce yeyip içen, şarkılar söyleyen İtalyan işçileri gördü. Mutlulukları yüzlerinden okunan, işçi kıyafetli İtalyan işçiler. Genç Osmanlı Subayı onlara katılmak istedi. Tam adımını atıyordu ki üzerindeki üniforma aklına aklına geldi. Bu üniformayla yanlarına gidersem ya beni aralarına almazlarsa diye düşündü. Hem alsalar bile yanlarında bir subayın olmasından rahatsızlık duyabilirlerdi. Neşelerini kaçırmak çok daha kötü olurdu. Vazgeçti. Geri döndü.
Bir sonraki gün... Yine Şam, yine akşam... Genç subay tekrar dün girmeyi çok istediği ahşap binanın önündeydi. Fakat bu kez bir farkla... Askeri üniformasını çıkarmış, pazardan aldığı bir işçi kıyafeti giymişti. Kendi memleketinden çok uzakta bir yerde, hiç tanımadığı insanlarla oturup, bilmediği bir dilde şarkılar söylemek istiyordu. Bunun için çok sevdiği o üniforması yerine bir işçi kıyafeti giyip gelmişti bu gece. Aralarına katıldı, beraberce gece boyunca yeyip içtiler, şarkılar söylediler. Beraberce eğlendiler. İtalya'nın güneyinden kalkıp Şam'a gelmiş işçiler ve Selanik'te doğup Şam'a gelmiş bir asker...
Mustafa Kemal....
Şehir Şam... Vakit akşam...
Birdenbire üzerinde işçi kıyafetleri olan neşe içinde bir grubun ahşap bir binaya girdiğini gördü. İçeriden gelen sesler subayın olduğu yerden dahi duyulabiliyordu. Merak etti bizim subay. O da girdi içeri.
İçeri girdiğinde beraberce yeyip içen, şarkılar söyleyen İtalyan işçileri gördü. Mutlulukları yüzlerinden okunan, işçi kıyafetli İtalyan işçiler. Genç Osmanlı Subayı onlara katılmak istedi. Tam adımını atıyordu ki üzerindeki üniforma aklına aklına geldi. Bu üniformayla yanlarına gidersem ya beni aralarına almazlarsa diye düşündü. Hem alsalar bile yanlarında bir subayın olmasından rahatsızlık duyabilirlerdi. Neşelerini kaçırmak çok daha kötü olurdu. Vazgeçti. Geri döndü.
Bir sonraki gün... Yine Şam, yine akşam... Genç subay tekrar dün girmeyi çok istediği ahşap binanın önündeydi. Fakat bu kez bir farkla... Askeri üniformasını çıkarmış, pazardan aldığı bir işçi kıyafeti giymişti. Kendi memleketinden çok uzakta bir yerde, hiç tanımadığı insanlarla oturup, bilmediği bir dilde şarkılar söylemek istiyordu. Bunun için çok sevdiği o üniforması yerine bir işçi kıyafeti giyip gelmişti bu gece. Aralarına katıldı, beraberce gece boyunca yeyip içtiler, şarkılar söylediler. Beraberce eğlendiler. İtalya'nın güneyinden kalkıp Şam'a gelmiş işçiler ve Selanik'te doğup Şam'a gelmiş bir asker...
Mustafa Kemal....
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder